RSS Feed

February, 2009

  1. February 8, 2009 by Oğuz Yarımtepe

    Sunucu: merhaba Neşe Hanım, yarışmamıza hoş geldiniz.

    Neşe: Hoş bulduk.

    Sunucu: Heyecanlı mısınız?

    Neşe: Aslında buraya gelirken çıkıcam direk söylicem, kimseye sormıcam diyordum ama buraya çıkınca biraz heyecan bastı sanki

    Sunucu: O zaman biraz sizi ve ailenizi tanıyalım. Anneniz, babanız, dedeniz, köpeğiniz, eski kocanız, …. da gelmiş sizi desteklemeye. Bakalım neşe hanım kimmiş?

    Arka ses: Neşe Hanım 19bilmem kaç Londra doğumlu. Multi milyarder bir ailenin tek kızı. Eğitimini özel okullarda tamamladıktan sonra baba parasıyla Londra’nın 2.en büyük alışveriş merkezini açtı. Halen oranın genel müdürlüğünü yapıyor. Neşe Hanım hummer kullanıp, uçağıyla Paris üzerinde dolaşmayı seviyor. Yarışmadan kazandığı yarayla tek çocuğuna iyi bir gelecek sağlayacak.

    çılgın izleyici kitlesi alkışlar, ıslıklar

    Sunucu: peki Neşe Hanım o zaman başlayalım. Elimdeki parayı atıyorum. Sizce yazı mı tura mı?

    Neşe Hanım: Aslında ben buraya gelirken kesin yazı dicem diye düşünüyordum, şimdi biraz kararsız kaldım

    Sunucu: O zaman Haydar Abiye bir danışalım, ne diyorsun Haydar Abi?

    Haydar Abi: Valla Kemal, geçen gün sen çizgili gömlek giymiştin şimdi dikkat ettim gömleğin düz ve beyaz. O açıdan bence tura gelecek ama gene de ben etkilemiş olmıyayım.

    Neşe Hanım: O zaman bir de Necla’ya sorsak? Pek emin olamadım.

    Necla: Ya neşe, biliyorsun ben dedim mi tura getirtiyorum, yani bu gece de öyle olacak. Ama ben gene de etkilemiş olmayayım.

    çılgın izleyici kitlesi çoşar, “ne şe ne şe” diye bağırmaya başlar.

    Sunucu: Bir saniye telefonda Murtaza var, diyor ki bu kadar parası olan birinin ne işi var bu programda, zaten saçma bir program yapıyoruz, bir de üstüne para mı verelim bu kıza? Hazır madem gelmiş, biz de zaten yapacağımız kadar reyting yapmışızdır yazsın bize 50000YTLlik bir çek de haftaya erotik bir şeyler bulalım getirelim.

    Sunucu: Ne diyorsun Neşe Hanım Var Mısın yoksa Var Mısın?

    Neşe Hanım: eee şey ikincisi madem.

    Sunucu: oldu madem şu çeke bir imza alalım, hadi geçmiş olsun.

    Yazanın notu: Tüm kanallardaki tüm yarışma ve evlilik programlarının kaldırılmasını istiyorum.


  2. February 8, 2009 by Oğuz Yarımtepe

    Yüksek lisansımın normalinde bu dönem bitmesi gerekiyor ama tezimi bu dönem içerisinde tamamlayabileceğimi sanmıyorum. Yüksek lisansımı İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Bilgisayar Mühendisliği’nde yapıyorum. Buradaki yönetmeliğe göre 21 krediyi tamamlamam gerekiyor mezun olabilmek için. Bir de tez yapmam lazım bu dersler sonunda. Bu 21 kredi olayını doğru bulmuyorum. Eğer çalışıyorsanız, dersleri aynı güne denk getirmeye çalışıyorsanız ve bu denk gelme olayı da bazen çekilmez dersleri veya hocaları içerebiliyor. Yani bir bakıma zorunluluktan ders seçmişliğim ve takip etmişliğim oldu. Pek tat almasam da iyi taraflarından bakıp olayı neticelendirmeye çalışıyorsunuz. Ama derse her gittiğimde burada harcadığım zamanda başka şeyler yapıyor olabilirdim de demişimdir.

    21 kredi yaklaşık 7 ders yapıyor. Bu 7 dersin hepsi de elbette sizin yüksek lisansa kabuldeki mülakatta söylediğiniz öğrenmek veya uzmanlaşmak istediğiniz alanla ilgili olmuyor. Bence bu kredi olayında öğrencinin istediği 3 4 dersin seçmesi yeterli olmalı.

    Yanılmıyorsam Necdet Hocam bir keresinde eğer akademisyen olacaksanız veya doktora yapacaksanız yüksek yapın yoksa çok da mühim bir şey değil gibisinden bir şey demişti. Bu aralar kendisine hak veriyorum. Yüksek lisans tezlerinde yapılan çalışmalara bakıyorum da olması gerektiği gibi olmayan, biraz aceleye gelmiş çalışmalar. Ya yetersiz bilgisizlikten, ya iş hayatının yorgunluğundan bir şekilde biraz aceleyle sonuçlandırılmış bu çalışmalar neticede 3 kişilik bir juriden geçiyor. O jurideki iki hoca zaten kendi üniversitenizden olduğundan pek de sorun çıkmadan Mühendis lakabınızın başına bir de Y eklenmiş oluyor. İş hayatında da yüksek mühendis olup olmamanız işveren için çok kritik bir olay değil. Sizin için daha yüksek maaşla başlama şansınız var, onun açısından bazı vergi indirimi ve teşviklerden yararlanma şansı.

    Elbette ki bu eğitim sürecinin hakkını verenler, tez çalışmalarına da gerekli özeni gösterenler de var. Gözlemlediğim kadarı ile bu sayı olması gerekenin altında :).

    Genel olarak bakınca 4 yıllık lisans eğitiminin 2 yıl daha uzatılmış halini yaşıyor gibiyim aslında. Bence bu uzatma işini şu 4ü 5 yaparak yapsalar ve insanlar direk Ymühendis olarak mezun olsa. Yüksek lisans diye bir şey olmasa ve isteyen doktoraya başvursa sanki daha hayırlı bir şeyler olacak gibi geliyor.